Thursday, 14 December 2017

Farsça Darbımeseller -Muallim Naci Çevirisi ile-

Fars şiiri darbımesel (atasözü) sayılabilecek nitelikle mısra ve beyitlerle doludur. Hafız'ın divanında da çok miktarda darbımesel vardır. Muallim Naci, Hafız'ın divanında bulunan darbı mesellerden seçmeler yaparak Türkçeye çevirmiş ve Sanihatü'l-Acem adıyla yayınlamıştır. Bu darbımesellerden ilk olarak 10 tanesini sizinle paylaşıyorum. Devamı gelecektir...

1- Alçaklarla dost olmak şiddetli bir azaptır.

روح را صحبت ناجنس عذابی ست الیم

2- Allah bizi riyakarca zühtten (önemseme) müstağni kılmıştır.

ما را خدا ز زهدِ ریا بی نیاز کرد

3- Aklını başına topla paranı bekçi aşırmasın.

بهوش باش که نقدِ تو پاسبان نبرَد

4- Altın gerdanlığı hep eşeklerin boynunda görüyorum.

طوقِ زرّین همه در گردنِ خر می بینم

5- Avamın sözüne itibar mı edilir?

اعتبارِ سخنِ عام چه خواهد بودن

6- Azizim, kusurları hoş görmek cehaletin göstergesidir.

بد پسندی جان من برهان نادانی بود

7- Azizim pek serkeşçe gidiyorsun, korkarım gidemez olursun.

تند می روی جانا ترسمت فرو مانی

8- Başka bir alem özellikle yeniden adem inşa etmeli.

عالمی دیگر بباید ساخت وز نو آدمی

9- Başımıza ne kadar fitne üşüşmüş, medet Allahım

تبارک الله از این فتنه‌ها که بر سرِ ماست

10- Beğenmiyorsan İlahi hükmü değiştir

گر تو نمی پسندی تغییر کن قضا را















Monday, 11 December 2017

İran Tatlısı Tarifi / Nan-e Nokhodchi (Nohut Kurabiyesi)

Geçenlerde yine bir iran tatlısı tarifi vermiştim, tatlının adı "şole zerd"di. Ve o tatlı tarifi blogumda inanılmaz derecede çok okundu ve olumlu geri dönüşler aldım. O tarifi okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Şimdide yine İranda çok tüketilen bir kurabiye tarifini vermek istiyorum. Bu kurabiyenin hazırlarıda el yapımı olanlarıda ülkede oldukça popüler ve severek yeniliyor. Tarifini yine bir arkadaşımdan aldım.

Malzemeler
500 gr. nohut unu
250 gr. pudra şekeri
300 gr. sıvı yağ
2 yemek kaşığı gül suyu (isteğe göre)

Yapılışı
Pudra şekeri ve yağı karıştırdıktan sonra, nohut ununu ilave edip yapışkan bi hamur elde ediyoruz. Hamuru bir poşetin içinde bekletmek çok önemli, bir kaç saat ya da bir iki gün bekletmek gerekiyor. Daha sonra hamuru açıp istediğiniz şekilde kalıplarla yada elimizle şekillendiriyoruz. (Çok kolay bir şekilde şekilleniyor) Tepsiye yerleştiriyoruz ve 300 derecede 20-30 dakika kadar pişiyor. Renkleri altın sarısı bir hal aldığında pişmiş oluyorlar. Fazla kızarması iyi değil.
Fırından çıkardıktan sonra üzerine fıstık ya da ceviz ya da her ne arzu edilirse serpiştirilebilir.
Yerken ağızda parçalanıp un un olan bi kıvamı var. Hafiften insanı boğuyor gibi. Ama çayla harika gidiyor, afiyet olsun!


Thursday, 7 December 2017

Mevlana Mesnevisi -Türkçe Çevirisi ile-

Mevlana'nın Türkçe olan şiirlerini severek okuyan bir millet olarak sizlerle Mevlana'nın Farsça mesnevisinden bir kısmının Türkçe çevirisini paylaşmak istiyorum.

Şarkı halini dinlemek için link
Okunuşunu dinlemek için link


1 Dinle bu ney neler hikayet eder
Ayrılıklardan nasıl şikayet eder
2 Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan
Erkek ve kadın müteessir olmakta, inlemektedir
3 İştiyak derdini şerh edebilmem için,
Ayrılık acılarıyla şerha şerha olmuş bir kalp isterim
4 Aslından uzaklaşmış olan kimse
orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar
5 Ben her cemiyette (mecliste) inledim durdum
kötülerle de iyilerle de düşüp kalktım
6 Herkes kendine göre benim yarim oldu
İçimdeki esrarı araştırmadı
7 Benim sırrım feryadımdan uzak değil
Lakin her gözde onu görecek nur, her kulakta onu işitecek kudret yoktur
8 Beden ruhtan, ruh bedenden gizli değildir
Lakin herkesin ruhu görmesine ruhsat yoktur
9 Şu neyin sesi hava değil ateştir
Bu ateş kimde yoksa, o yok olsun
10 Neydeki ateş ile meydeki kabarış
Hep aşk eseridir
11 Ney, yarinden ayrılmış olanın arkadaşıdır
Onun makam perdeleri vuslata mani olan perdelerimizi yırtmıştır.
12 Ney gibi hem zehir hem panzehir
Hem demsaz hem müştak bir şeyi kim görmüştür
13 Ney kanlı bir yoldan bahseder
Mecnunane aşkları hikaye eder
14 Dile kulaktan başka müşteri olmadığı gibi
Maneviyatı idrak etmeye de akıllı olandan başka mahrem yoktur
15 Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti
O günler mahrumiyetten ve ayrılıktan hasıl olan ateşlerle dost oldu
16 Günler geçip gittiyse varsın gitsin
Ey pak ve mübarek olan insan sen hemen var ol
17 Balıktan başkası onun suyuna kandı
Nasipsiz olanın da rızkı gecikti
18 Ham ervah olanlar, pişkin ve yetişkin zevatın halinden anlamazlar
O halde sözü kısa kesmek gerekir, vesselam ...


بشنو این نی چون شکایت می‌کند 1
از جداییها حکایت می‌کند
کز نیستان تا مرا ببریده‌اند 2
در نفیرم مرد و زن نالیده‌اند
سینه خواهم شرحه شرحه از فراق 3
تا بگویم شرح درد اشتیاق
هر کسی کو دور ماند از اصل خویش 4
باز جوید روزگار وصل خویش
من به هر جمعیتی نالان شدم 5
جفت بدحالان و خوش‌حالان شدم
هرکسی از ظن خود شد یار من 6
از درون من نجست اسرار من
سر من از نالهٔ من دور نیست 7
لیک چشم و گوش را آن نور نیست
تن ز جان و جان ز تن مستور نیست 8
لیک کس را دید جان دستور نیست
آتشست این بانگ نای و نیست باد 9
هر که این آتش ندارد نیست باد
آتش عشقست کاندر نی فتاد 10
جوشش عشقست کاندر می فتاد
نی حریف هرکه از یاری برید 11
پرده‌هااش پرده‌های ما درید
همچو نی زهری و تریاقی کی دید 12
همچو نی دمساز و مشتاقی کی دید
نی حدیث راه پر خون می‌کند 13
قصه‌های عشق مجنون می‌کند
محرم این هوش جز بیهوش نیست14
مر زبان را مشتری جز گوش نیست
در غم ما روزها بیگاه شد15
روزها با سوزها همراه شد
روزها گر رفت گو رو باک نیست 16
تو بمان ای آنک چون تو پاک نیست
هر که جز ماهی ز آبش سیر شد 17
هرکه بی روزیست روزش دیر شد
در نیابد حال پخته هیچ خام 18
پس سخن کوتاه باید والسلام

Tuesday, 5 December 2017

Kendovan Köyü - Tebriz

Tebriz şehrine yaklaşık 45 dakika / 1 saat uzaklıkta bir köy. Sabah Tebriz için yola çıkmışken, yolumuzun üzerinde bulunduğu için buraya da bir uğramak istedik. Sabah kahvaltı için ismini asla hatırlamadığım gayet hoş bir otele girip gayet hoş bir kahvaltı yaptık. Bu otelde yine doğal aşındırmalar sonucu bu şekli almış peri bacalarının içerisinde bir oteldi, aşırı güzel nostaljik bir ortamla kahvaltıyı bitirdikten sonra arabayla biraz daha yol alıp peri bacalarının daha yoğun olduğu ve güzel gözüktüğü bir yer arama ümidiyle yola devam ettik. Çok geçmeden aradığımız yeri bulmuştuk.
Peri bacaları orada yaşayan insanların evleri ve dükkanları olmuştu. Bazen fotoğraf çektirmek için yanlışlıkla insanların evlerine girdiğimizde oldu. Dükkanların içinde ise Türkiye'de bulamayacağımız, daha çok İran'a ait ve el yapımı olan şeylerde satılıyordu. Mesela İran'da ve Anadolu'da oldukça meşhur olan börklerden vardı. İran çinilerinden olan tabak çanak, çaydanlık vb. şeylerde. Aynı zamanda Kendovan köyü balıyla ünlü bir köy olduğu için bal satışlarıda oldukça fazlaydı. Gezdiğimiz o bütün süre boyunca en çok duyduğum ses arı vızıldamalarıydı. Burası Tebriz'e çok yakın olduğu için, sanırsam Tebriz'den uzaklaşmak isteyen insanların ilk uğrak yeri. Şehirden bunalan buraya kaçmış gibiydi. Yabancı turist gördüğümüzde oldu, özellikle sarı saçlı turist fazlasıyla gördük.
Velhasılı kelam Kendovan Köyü Türkiye'nin Kapadokyası gibi bir yerdi. Kapadokya'ya gitmedim ama buraya gittikten sonra Kapadokya fotoğraflarına baktım ve Kapadokya ile ilgili bir kaç yazı okudum, iki yer de birbirine gayet benziyor. Bence tek fark Kendovan Köyünün Kapadokya kadar meşhur olmayışı. Tebriz'e yolunuz düşerse, Kendovan Köyü!

Wednesday, 27 September 2017

Şairler Mezarlığı - Tebriz

Çok uzun zamandır gitmek istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım Şairler Mezarlığına gitmiş bulunmaktayım. Tebriz şehrinde özel araç, taksi veya otobüsle kolayca gidilebilecek bir yer.
Meşhur şair Muhammed Hüseyin Şehriyar ile birlikte burada yatan 400 şair olduğu biliniyor. En meşhuru Şehriyar olduğu için daha çok onun fotoğrafları ve şiirleri dikkat çekiyor. Şehriyar ile ilgili daha önceki yazımı okumak için buraya tık. Şehriyar'ın dışında tanınan şairlerden; Hakani, Enveri, Asadi Tusi... (Şairlerin tam listesini almak isteyen olursa yorumlarda belirtebilir)
Etrafında park olan, tarihi değilde daha modern mimarisiyle dikkat çeken bu mezarlık, etrafta asılı olan şiirler ve şairlerin fotoğraflarıyla bize içeri kadar eşlik ediyor.
Giriş ücretini ödeyip içeri girdik. Girdiğim andan itibaren etraftaki şiirlerin hangi şiirler olduğunu anlama çabasıyla sırasıyla bütün şiirlere göz gezdirdim. Şehriyar'ın kabri tam ortada bulunuyor, diğer şairlerden sadece bazılarının kabri belli, her kabrin önünde de şairlerin heykelleri mevcut. Tebriz'de gezdiğim yerlerin arasında şüphesiz en zevk aldığım yerdi burası. Şiire, edebiyata ve özellikle doğu edebiyatına ilgili olanların mutlaka gidip görmesi gereken yerlerden...

Thursday, 21 September 2017

Tebriz Çarşısı

Tebriz Çarşısı, zamanında İpek Yolunun üzerinden bulunduğundan dolayı büyük bir ticaret alanı olmuş. 2010 yılında Unesco Dünya Mirası Listesine eklenmiş ve Orta Doğu'da bulunan en büyük kapalı çarşı olmasıyla ünlüymüş.
Tebriz'e geldiğimizde direkt bu çarşıya gittik. Girdiğimiz andan itibaren ne kadar büyük bir çarşı olduğu hemen belli oluyordu. En çok dikkat çeken şey ise kızıl tuğlalarıyla yapılmış tavanı, mimarisi... İnanılmaz yüksek bir çarşı, genişliğide epey fazla. Çarşı bölüm bölüm ayrılıyordu, her yer bir başka yere çıkıyordu ve asla hepsini gezemeyecekmişiz gibi hissediyorduk. İlgimi çeken bir başka şey halı dükkanları olmuştu. İran deyince akla ilk gelenlerden, halı... İnanılmaz güzel, sanat harikası gibi halılar vardı dükkanlarda. Halıların içerisinde parlayan saf ipek detaylarını gözle seçebilmek harikaydı. Halılara bakarak huzur buluyorduk resmen. Bunun dışında baharatçılar, çaycılar, pirinç satan dükkanlar, el işleri satan dükkanlar ve daha bir çoğu vardı.
Çarşıyı dolaşmayı bitirdiğimizde öğlen olmuştu ve inanılmaz acıkmıştık. Yemeği tabiki çarşının içindeki meşhur "Hacı Ali" lokantasında yemek istedik. O kadar meşhur bir lokantaki yaklaşık 15-20 dakika sıra bekledikten sonra nihayetinde içeri girebildik. Kesinlikle ama kesinlikle beklediğimize değmişti. Hayatımda bu kadar lezzeti bir kebap yememiştim. Yolunuz düşerse asla çarşıdan çıkıp başka bir yerde yemek yemeyin, direkt Hacı Ali'ye!


Wednesday, 15 June 2016

Zerdüştlük

Dünya'nın en eski tek tanrılı dinlerinden biridir. Uzun bir süre Pers İmparatorluğunun resmî dini olmuştur. Yaklaşık 3.500 yıl önce, bu dinin peygamberi olan Zerdüşt tarafından İran'da kurulduğuna inanılır. Zerdüşt, bir düşünce adamı ve filozof olarak tanımlanır.
Zerdüşt'ün kelime anlamı "altın ışığın adamı" manasına gelir. Zerdüştlüğün temelinde iyilik ve kötülük mücadelesi vardır. Bir diğer adı Mecusilik olan Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta'dır.
Zerdüştler, yeryüzünün insan kalıntılarıyla bozulmaması gerektiğine inandıkları için cesetlerini defnetmek yerine üstü açık kulelerin çatılarında akbabalara ve doğal etkenlere karşı korumasız bir şekilde bırakırlar. Bu dine inananlar, öldükten sonra dirilip Zerdüştlüğün iyilik tanrısı olan Ahura Mazda'nın (Aklın Efendisi) huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Doğal elementleri kutsal sayarlar ve bundan dolayı da ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakarak ibadet ederler. Bu ibadet şekli Zerdüşt tarafından getirilmiştir.
Ateşe tapmazlar, ateşi yüceltirler ve onu bir kıble gibi görerek önünde dua ederler. Ancak Zerdüştlüğün asıl kıblesi Güneş'tir. Ateşin, tanrının ışığı olduğu inancındadırlar. Ateşlerini Ateşgede denilen tapınaklarda yakarlar. Ateşe üflemek, ölüm cezası getirebilecek kadar büyük bir günahtır. Işığın ve aydınlıkların, Tanrı Ahura Mazda'nın fiziksel temsili olduğuna inanılır. Âyinlerini ateşin önünde yapmalarının sebebi ise, kötülükle özdeşleşen karanlığı önlemektir.
Zerdüştlük, İslamiyet'in İran'da yayılmasıyla azalmıştır. Zerdüştler Milattan Sonra 600 civarında Müslümanların İran topraklarını ele geçirmesiyle İslamiyete geçmiş ve geride az sayıda Zerdüşt kalmıştır. Günümüzde Zerdüştlüğe inananların sayısının 190.000'den az olduğu tahmin edilir.